Az az ölüyoruz her gün.. - 3 Ocak 2017
  • Gökhan Tepe
  • 49
  • 03/01/2017
  • 4
  •  

Çocukluğumun sevdiğim oyunları

Uzun zaman oldu kendim hakkında yazı yazmayalı. Sitemi ilk başta her ne kadar Kişisel blog olarak açsam da daha sonrasın da Webmaster konuları üzerinde daha çok yoğunlaştığım doğrudur. Bu yazım da her yetişkinin de bildiği çocukluk oyunlarımızı yazacağım. Elimden geldiğince keyifli bir yazı yazmayı düşünüyorum. Hepimiz çocukken çok fazla oyun oynardık, tabi bunların yerini şimdiler de hiç bir şey tutmuyor çünkü ben gerçekten kalabalık sayılacak bir mahallede doğdum ve büyüdüm. Bu yüzden oyun oynayabileceğimiz alanlar oldukça fazlaydı. Şimdi kısaca onlardan bahsedeyim:

Saklambaç

Her yetişkinin aklına gelebilecek oyunlardan biridir Saklambaç. Ben ve arkadaşlarım her akşam üzeri saklambaç oynamaya başlardık ve gecelere kadar 00.00 – 01.00 ‘ a kadar bu oyunu oynardık. Oynayanları sevdiren kazan çömlek patladı gibi kuralları da vardı. Kendimi övmek gibi olmasın ama çok iyi saklanırdım. Fazla uzatmadan ne oyundu be diyip konuyu burada bitiriyorum 🙂

Firar

Bu oyunun özelliği de sınırlarının önceden oynayan kişiler tarafından belirlenmiş bir alanın içinde toplu şekilde kaçmak ve saklanmaktı. Oyunun oynanma şekline gelecek olursak da bir grup ebe olurken diğer grup da firar eden grup olurdu. Ebe olan grup firar eden grubu ararken firar eden grupta ebe grubuna görünmemeye çalışırlardı. Ebe olan grup firar eden gruptan 1 ya da daha fazla kişiyi görürse hemen ” Firar ” diye bağırır. Bağırdıktan sonra roller değişirdi ve ebe olan grup firar eden grup olurdu ve firar eden grup ise ebe grubu olurdu.

Yakalamacılık

Herkesin bildiği gibi grupça oynanılan bir oyundu. Bu oyunda da bir grup yakalamaya çalışan diğer grup ise yakalanmadan kalesine yani önceden belirlenmiş yere gitmeye bizim zamanımız da biz elektrik direklerine ellerdik 🙂 ya da yakalanan arkadaşlarını kurtarmak amaçlı onlara el verirlerdi veya dokunmaya çalışarak onları kurtarırdı. Bu oyunda çok başarılı olamazdım ama yine de hızlıydım.

Alman Kale

Bu oyunu Dokuz aylık olarak da bilenler vardır elbette. En çok oynadığım oyunlardan biriydi diyebilirim. Bu oyun da genellikle hep oyunu Baba olarak bitirirdim ve bu yüzden bu oyunu oynamayı severdim. Oyunun kuralı 9 gol yiyip oyundan ilk çıkan kişi anne rütbesini alırdı, daha sonraki kişi kız kardeş, erkek kardeş, doktor ve en son da baba… Oyuncu sayısının çokluğuna göre kuzen, enişte falan diye bu iş uzayıp giderdi. Öyle bir düşündüm de çok saçma rütbelerimiz varmış. Özellikle anne olarak çıkan kişinin o anki duygusunu hep merak etmişimdir.

Ortada Sıçan (Yakan top)

Diğer bazı oyunlar gibi bu oyunda da iki grup olurdu. Bir grup başka bir grubu ortaya alırdı ve topu onlara atarak onları vurmaya çalışırdı. Eğer bir oyuncu vurulursa oyundan çıkardı. Eğer ortadaki oyuncu topu havada yakalamayı başarırsa bir can kazanmış sayılırdı ve başka bir arkadaşını ortaya alma hakkına sahip olurdu veya o canı kendisi için kullanabilirdi. Diğer grup ise topu güzel, etkili atmaya çalışarak ortada kalan diğer grup oyuncularını vurmaya çalışırlardı ve çok etkili bir oyun ortaya çıkardı. Orta da en son bir oyuncu kaldı ise ve 9 kez o oyuncuyu vuramazlarsa ortadaki kişinin grubu oyunu kazanmış sayılırdı ve o grup tekrar oyunu ortada oynama şansına sahip olurlardı.

 

Aklıma gelen diğer oyunları da alt taraf da sıralıyorum ve oyunları açıklamaya gerek duymuyorum çünkü bir çok kişi bu oyunları biliyor.

 

  • Renkli Stop (İstop diye okunurdu)
  • Yüksek ebe
  • Kartal
  • Kemik
  • Çizgi (Sek sek diye bilinir)
  • Duman arabasının arkasından koşmak
  • Uzun eşşek
  • Minyatür kale

 

İlgini Çekebilir :  Dolu Flash Bellek Neden Boş Gözüküyor?

Gökhan Tepe

Yazar: Gökhan Tepe #administrator

Az Kod, Yüksek Performans! İşte bu da benim felsefem!
Tüm Yazılarına Git

YORUM YAP


BU YAZIYA 4 YORUM YAPILMIŞ

    Muhammet Ali Gökdemir 04/01/2017 - 12:09

    Alman kale diye bahsettiğiniz oyun bizde de aylık di ve cok oynadım diyebilirim ☺

    Galip mil 04/01/2017 - 14:08

    Çocukluğum asker oyunlarıyla geçti…

    Onur Kızılkaya 11/01/2017 - 14:34

    Şimdi sokaklarda bir tane bilene böyle çocuk görememek çok üzücü oluyor…

    Yusuf 16/01/2017 - 17:50

    şu makaleyi görünce çocukluğum aklıma geldi ne güzel günler di be 🙂 az mı saklambaç oynadık